bazı günler canım yataktan çıkmayı gerçekten istiyor.
bu cümleyi yazalı on sekiz dakika kadar oldu ve devam ettirmek içimden gelmedi. daha doğrusu devam ettiremedim çünkü bu durumun hayatımda süre bazında bir azınlık haline gelmiş olduğunu fark edişim sandığım kadar kaldırılabilir olmadı. eskiden "bazı günler canım yataktan çıkmak istemiyor." derken, işleri bile isteye bu raddeye getirişimi de başkalarının omzuna yükleyebileceğimi sanmıyorum. çok uzun, itiraf etmek istemeyeceğim kadar uzun bir süredir hayatımda kötü olarak nitelendirdiğim ne kadar yaşanmışlık varsa hepsinin temelinde yatan hatalar bizzat kendim tarafından yapılmışken; ben bir gecemi bunları neden yaşadım diye hayıflanarak geçirip art arda yaktığım ikinci veya üçüncü sigaranın sonunda hayatımdaki sorunları büyüttüğüm için kendime kızdım ve hepsinin üstüne bir perde çekmeye çalıştım. bu süreçte hesaba katmadığım şey, her ne kadar sorunlarım kendi başlarına küçücük olsalar da bugüne kadar hiçbirini çözmek için girişimde bulunmayıp hepsini sineye çektiğim için, bin bir of da çeksem asla yıkılmayacak bir karşıki dağ olabilme ihtimalleriydi.
öyle bir dağ oldular ki bu dağ, şey, kıyıya baya paralel uzanıyor. coğrafya dersinde iyi olsaydım size bu dağın diğer özelliklerini falan anlatmaya kalkışabilirdim ama ingilizce'de "everything happens for a reason" diye geçen bir kalıp vardır, bizim deyişimizle "olduğu kadar olmadığı kader" gibi bir şey oluyor bu. aslında tam olmuyor ama somut olay açışısından bu çeviri çok daha doğru olur bizim için.
bazı şeyler canımı çok sıkmıyor.
canımı çok sıkmayan şeylerin başında lodoslu hava ve sabah uykusu var sanırım. bu listenin içeriği tamamen şuan istediğim şeylerden oluşuyor o yüzden devamını getiremiyorum şuan, aslında birkaç şey daha eklenebilir. şuanda ananemin evinin balkonunda lodoslu bir havada güneş yavaş yavaş doğarken uyuyakalabilmeyi çok isterdim. lodoslu havayı elde edebilsem bile bu iğrenç şehirde daha üç buçuk sene ve kuvvetle muhtemel bana acı veren şeylerden zevk alabilen bir gerizekalı olduğum için hayatımın sonuna kadar falan yaşayacağım bu sebeple bir daha lodoslu bir havada ananemin evinde en azından o hayattayken kalabilir miyim onu bile bilmiyorum. ananemi düşündüğüm an aklıma onun yakın zamanda ölebilecek olmasının çok yüksek bir ihtimale sahip olduğu geliyor ve kendimi tokatlamak istiyorum bunu düşündüğümde. bir yandan ölüme kendini hazırlamaya çalışan ruhsuz realist patates çuvalları gibi davranırken bir yandan da onun varlığının sonsuza kadar bir şekilde sürmesini arzulamam ve bunu sadece kendini kötü hissetmek istemediği için yapan bir bencil olmam umarım kişiliğimden ne kadar memnun olduğum hakkında aklınızda birtakım fikirler oluşturuyordur.
tahmin edebildiğiniz gibi canımı en çok sıkan şeyler listenin başını bizzat kendim çekiyorum. bu şey gibi bazılarınızın beni kimse üzemez tripleri gibi. hayatım aynen. bir insanın canını en çok kendisi acıtabilir zaten. sonuna kadar haklısın hatta bu tribin için. seni ayakta alkışlıyoruz. hep birlikte.
bazı insanların akıllarını bir dakikalığına da olsa okuyabilmeyi çok istiyorum.
gerçekten bazı şeylerin belirsizliğin zirvesini zorlayışı başta heyecan uyandırsa da şu hayatta belirsizlikten ve değişimden en çok nefret eden insanlardan biri olabilirim. ben mi bazı şeyleri çok fazla anlamlandırıyorum veya hiç dikkate almıyorum bilmiyorum ama insanların oynadığı veyahut oynamadığı bu akıl olaylarından ciddi anlamda çok sıkıldım. sanki gün geçtikçe çevremdeki bütün insan ilişkileri giderek karmaşık bir hal alıyor ve ben "artık insanlardan ne beklemem gerekiyor" sorusunun cevabını hiçbir şey olarak seneler önce bulmuş olsam da, en nihayetinde bir insan olduğum için kompleksli beklentiler içine girmekten alıkoyamıyorum kendimi. eskiden hayatımdaki önemli günleri çok önceden en ince ayrıntılarına kadar hayal ederdim ve asıl gün geldiğinde yaşadıklarım bunun kıyısına köşesine dokunsa da pek tabii beklentilerimi tam olarak karşılayamazdı ve bardağın dolu tarafını hep görmezden gelen biri olarak ben, hiçbir şekilde tatmin olmazdım yaşadıklarımdan. artık bütün hayatımı bu şekilde yaşamaya başladığımı fark ettim ve en kötüsü; artık kurduğum hayaller uyumama yardımcı bile olmuyor.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder